Yüksekokulumuz Hocalarınında Yer Aldığı Üniversitemiz Kazı Ekibi Kibyra Antik Kentinde Görkemli Çeşmeyi Ayağa Kaldırıldı
Yapılış Tarihi | 29 December 2022, Thursday
İlçemizde yer alan Kibyra Antik
Kentinde 2016 yılındaki kazı çalışmaları esnasında tamamen yıkık halde
bulunan Yuvarlak Planlı Çeşme 2022
Ağustos ayında başlatılan restorasyon çalışmaları sonucu ayağa
kaldırıldı. 
Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ)
Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Şükrü ÖZÜDOĞRU
başkanlığındaki, yüksekokulumuz Mimari Restorasyon Programı hocaları Doç. Dr.
Ünal DEMİRER ve Öğr. Gör. Seyhan AKGÜL ÖZARSLAN’ın da yer aldığı ekip
tarafından sürdürülen Kibyra Antik Kenti kazı çalışmalarında,
bugüne dek birçok önemli eser gün yüzüne çıkarıldı.
Restorasyon çalışmaları
tamamlanan ve 21 Aralık itibariyle gün yüzüne çıkan görkemli çeşme için
açıklama yapan kazı başkanı Doç. Dr. Özüdoğru; “2016 yılında UNESCO Dünya
Mirası Geçici Listesi’ne dâhil olan Kibyra’da kazı çalışmaları T. C. Kültür ve
Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü izin ve
destekleri haricinde, Burdur Valiliği,
Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörlüğü, Gölhisar Kaymakamlığı ve Gölhisar Belediye Başkanlığınca destekleiyor.
Kibyra Kazı ve Araştırmaları aynı
zamanda uluslararası bilimsel işbirliğiyle yürütülmekte olup, Üniversitemiz Fen
– Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü, Antropoloji Bölümü ve Gölhisar Meslek Yüksekokulu Mimari
Restorasyon Bölümü öğretim üyelerimiz ile öğrencilerimiz için bir bilimsel veri
kaynağı ve arkeoloji laboratuvarı niteliğindedir.
Kibyra 2016 yılı kazı
çalışmaları sonucunda Agora’nın III. Teras düzlüğünün merkezinde konumlanan
yuvarlak planlı çeşme yapısı açığa çıkarıldı. Kazı çalışmalarından elde edilen
bulgular, yapının kent içindeki konumu ve mimari parçalarının stili çeşme
yapısının M.S. 23 yılı depremi sonrasında inşa edildiğini göstermektedir. İlk
inşa döneminin ardından çeşme yapısı, çeşitli dönemlerde yapılan ekleme ve
değişikliklerle oldukça uzun bir süre, kentte gösterişli bir su anıtı olarak
hem kentin görselliğini artırmış, hem de su ihtiyacını karşılamıştır. Yaklaşık
7,5 m. yüksekliğe ve 15 m. çapa sahip yapı, üç farklı kullanım evresine
sahiptir. Sütunlar, kabartmalı frizler ve heykellerle süslenmiş olan çeşme
yapısı, merkezinde blok örgü ile oluşturulmuş ve orta noktasına su sisteminin
döşendiği yuvarlak gövde ve bunu çevreleyen, biri içte biri dışta olmak üzere
daire formlu iki havuzdan müteşekkildi ve blok örgü merkezdeki yuvarlak gövde
sütunlarla taşınan konik bir çatıyla kapatılmıştı. Çeşme yapısı M.S. 23 yılı
depremi sonrası kentin yeniden inşası sırasında yapılmış olup, bu ilk kullanım
evresinde merkezinden su sisteminin geçtiği yuvarlak gövde ve tek havuzdan
oluşmaktaydı. Olasılıkla M.S. II. yüzyılın son çeyreğinde ikinci bir havuz
eklenmiş. Çeşmenin çatısının M.S. 417 depreminde çöktüğü ve büyük oranda zarar
gördüğü anlaşılmış olsa da elimizdeki arkeolojik veriler, yapının bazı
tadilatlar sonucunda yine aynı işleviyle Erken Bizans Çağı’nda da olasılıkla
M.S. VII. yüzyıl sonlarına kadar kullanıldığını göstermektedir.”dedi.
Çeşmenin kullanımının 2023 yılı
Mayıs ayında başlatılmasını hedeflediklerini aktaran kazı başkanı Özüdoğru;
“2016 yılı kazıları sonucunda temel seviyesine dek yıkılmış olarak ortaya
çıkarılan çeşme yapısında “Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun”
onayıyla; Burdur Valiliği ana sponsorluğunda ve Kültür
Varlıkları Müzeler Genel Müdürlüğü ile Türk Tarih Kurumu’nun sağladığı
desteklerle 2022 yılının Ağustos ayında restorasyon çalışmalarını başlattık.
Öncelikle yapılan belgeleme çalışmaları sonucunda, çeşme yapısının üst kısmında
taç şeklinde yapıyı tamamlayan konik çatısının bir kısmı haricinde toplam 168
orijinal mimari eleman kullanarak restorasyonu tamamladık. Günümüze ulaşmayan
ve eksik olan 24 mimari eleman ise imitasyon olarak üretildi ve yapının
bütünlenmesi sağlandı. 2022 yılının Ağustos ayında başlayan restorasyon
çalışmaları 21 Aralık itibariyle tamamlandı ve bu görkemli çeşme yapısı ayağa
kaldırıldı. Yapının su giriş çıkışına yönelik bağlantıları da tamamlandı. Bu
konuda tek eksik yapıya bir su hattının döşenerek günümüzde halen kullanılan
antik kaynaktan su temininin sağlanmasıdır. Su hattının oluşturulmasına yönelik
projenin “Antalya Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu’na” sunulmasına yönelik
çalışmalar başlatıldı ve projenin kabulünün ardından bu görkemli yapının
orijinal işleviyle kullanımının 2023 yılı Mayıs ayında başlatılmasını
hedeflemekteyiz” ifadelerini kullandı.






